İÇ MEKAN TASARIMI ve RENK KULLANIMLARI

Üzerinde çalışmakta olduğunuz kaçıncı proje, mekan veya fikir olursa olsun, nitelikli tasarım emek verilip zaman harcanmış kaliteli detay ve nüanslarda saklıdır. Ev dekorasyonu için de iç mekan tasarımını eşsiz kılabilecek birçok farklı parametreden bahsedebiliriz. Bunlardan en önemlilerinden birisi, hiç kuşku yok ki renklerin seçilmesidir.


Renklerin iç mekan tasarımı ya da mekana yapacağı etki göz ardı edilebilmektedir. Fakat birçok bilimsel çalışmalardan da anlıyoruz ki, renklerin insan psikolojisi üzerinde son derece önemli etkileri söz konusudur. Bu da iç mekan tasarımlarında renk tercihlerini üzerine düşülmesi gereken bir parametre olarak öne çıkarıyor.


Bu yazımızın içeriğinde, iç mekan tasarımı için renkleri doğru bir şekilde kullanmanın önemli ayrıntı ve prensiplerinden söz edeceğiz.


İÇ MEKAN RENDER


1-Ton

Öncelikle; ev, ofis veya iç mekan tasarımı yapılacak herhangi bir mekanda sadece bir renk için karar vermeniz yeterli olmayacaktır. Seçilen rengin karakteri; doygunluğu, canlılığı gibi unsurlar nedeniyle değişebilecektir. O nedenle, renk tonu için seçim yapmanız daha faydalı bir tasarım kararını getirecektir.

En geniş tanımıyla, tercih edeceğiniz açık renk tonları, mekanın daha geniş ve ferah algılanmasını sağlayacak, öte yandan koyu renk tonları tercih edildiğinde ise daha sofistike ve samimi bir mekan elde edilebilecektir.


2- Renk Davranışları

Temel olarak düşünüldüğünde iç mekan tasarımı kullanımları için renkler; aktif, pasif ve nötr olmak üzere 3 farklı şekilde davranmaktadır.

Aktif renkler, renk kartelasında sıcak olarak ifade ettiğimiz kısmı kapsamakta; pasif renkler ile kast edilen ise soğuk renkleri kapsamaktadır. Nötr olarak ifade edilen renkler ise; siyah, gri, beyaz ve kahverengi renklerdir. Bu renkler hem aktif hem de pasif renk tonlarını bulunduran bir tasarımda ortaya konan atmosfer içerisinde dengeyi kurabilmek için kullanılmaktadır.


3- Atmosfer

Yapmak istediğiniz iç mekan tasarımı ya da dekorunuz için tercih ettiğiniz renkler, ambiyans ile doğrudan ilişkilidir. Renkler, mekandaki miktarlarına göre, kullanıcıların mekana bakış açılarını etkiler.

Tercih ettiğiniz renkler, birbirileriyle koordine veya kontrast olması gerekir. Buradan yola çıkarak, tasarımın uyumlu ve dinlendirici mi olması istediğinin veya ilgi çekici ve dinamik mi olmasının mı istendiğinin kararı verilmelidir. Renkler için tercihlerimizi bu kararın ardından vermeliyiz. Az uyarılmış bir mekan, zayıf renk yoğunlukları veya stabil renk kontrastlarını içerirken; fazla uyarılan bir düzenleme sonucunda ise yüksek miktarda doyuma sahip renkler, güçlü kontrastlıkları ve kaotik bir ortamı meydana getirebilir. Bu konu için temel yaklaşım, ortaya çıkacak iç mekan tasarımı ve onun ruhunun nasıl olması beklendiği ile ilgilidir. Örneğin bir yaşam alanının dinamik veya bir yatak odasının dinlendirici etkisinin olması beklenir.

Tüm bu etkileri uygun ve faydalı bir biçimde kullanmanız için, hangi rengin hangi mekanda daha etkili olacağını bulmanız gereklidir.


4- Renk ve Psikoloji

Rengin temel parametrelerinden ve bu tercihlerin mekana ve duygulara olan etkilerinden söz ettik. Fakat, renk psikolojisinden ve iç mimarlık için neden önemli olduğundan da söz etmemiz oldukça önemli. Bu başlıklar da iç mekan tasarımı sürecinde dikkat edilmesi oldukça önemli olan içeriklere sahiptir.

Renk psikolojisi, genel anlamda “insan davranışlarının belirleyicisi olarak renk topnlarının ele alınması” olarak tanımlanmaktadır. Renklerin insan davranışları üzerine olan etkilerine olan merak dürtüsü ise, son derece eski dönemlere kadar uzanan bir gerçeklik olarak önümüze çıkmaktadır.

O zaman, hangi renk bizleri nasıl etkiliyor? Kısaca bunlardan söz edelim.


Kırmızı:

Kırmızı renk, vurgulama için son derece etkili bir renktir. Soğuk bir mekana sıcaklık katmak için en iyi tercihlerden biri olabilir. Örnek vermek gerekirse, kırmızı vurgulu duvarlar, mekanın algısını tepeden tırnağa değiştirebilecek güce sahiptir. Öte yandan, mutfak mekanları için mükemmel bir alan yaratmanın yanı sıra, iştah arttıran bir yönü olduğu da bilinen bir özelliğidir. Yoğun bir renk olan kırmızı, bir mekanın enerjisini yükseltebilir ve etkili bir ilk izlenim sağlar.


Turuncu:

Geçmiş kültürler için turuncu, enerji arttırıcı ve akciğerlerimize faydalı olarak bilenen bir renkti. Günümüzde yapılan tanımlamalarda ise neşe kaynağı ve güneş ışıklarıyla ilişkilendirilen bir renk olarak karşımıza çıkmaktadır. Kırmızı renk gibi, turuncu renk de iştah açan mükemmel bir mutfak ve egzersiz mekanı renklerindendir.


Sarı:

İç Mimar Jennifer Agus’ a göre sarı renk, neşelendiren bir renk olmakla birlikte, doğru tonunun seçilmesi önemli olan bir renktir. Çok fazla parlayan ve aşırı sessiz olmamalıdır. Portakallı sarı, kahvaltı mekanlarında en iyi seçimlerden olup vurgu açısından son derece etkili bir renktir.

Mutfaklar, yemek mekanları ve banyo mekanlarında oldukça kullanışlı olabilecek bir renk olup yoğun olarak sarı rengin bulunduğu mekanlarda, kişilerin öfkelerini kontrol etmelerinin daha mümkün olduğu gözlemlenirken, bu dengenin sağlanabilmesi konusunda dikkat davranılması gerektiği farklı kaynaklarda belirtilmektedir.


Yeşil:

Yeşil, insan gözü için son derece dinlendirici bir etkiye sahip olup, evlerdeki her oda için uygulanabilirdir. İç mekan tasarımı çalışmalarında ana renk için tercih edildiğinde sakinleştirici bir etkiye sahiptir. Örnek vermek gerekirse, açık yeşil rengi gri renk ile kombin etmek mekana son derece yenilikçi bir etki sağlayacaktır. Bunun dışında farklı renk tonlarıyla yaratılacak kontrastlıklar son derece etkili ve modern bir hava sağlayabilmektedir.

İç Mimar Shannon Kaye bu renk hakkında; bütün bir mekanı yeşil renklerle dekore edebilir ve kontrastlık, zenginlik, denge gibi kavramların tümünü sağlayabilirsiniz, diyerek yeşil rengin çok yönlülüğüne dikkat çekiyor.


Mavi:

Mavi rengin iç mekan tasarımları için kullanıldığında çeşitli etkilere sahiptir. Mavi, metabolizmayı yavaşlatarak sakinleştirici bir etki sağlar. Bu sebeple, ev veya ofislerde kullanıldığı zaman zihninize ve vücudunuza faydalı olduğu düşünülür.

Safir maviler, vurgulu diğer renkler kadar etkili olabilmekle birlikte doğal ışığı az alan mekanlarda özellikle duvarlarda kullanıldığı durumlarda “soğuk” bir atmosfer oluşturabilmektedir. Bu soğuk ambiyansın sıcak mobilya renkleriyle dengelenmesinde fayda vardır. Bu tür dengeli yaklaşımlar, örneğin Fransız mavileri ve ayçiçeği sarıları bir mutfak mekanı için son derece eğlenceli bir kombinasyona dönüşebilir.


Özetlemek gerekirse, tüm bu açıklamalar doğrultusunda, renklerin iç mekan tasarımı çalışmalarının oldukça büyük bir etkiye sahip parametrelerinden birisi olduğu açıkça görülebilir. Bir iç mekan tasarımı sürecinde renkler, gerek konsept gerekse uygulama aşamasında dikkatle ele alınması gereken bir tasarım parametresi olduğu söylenebilir.

23 görüntüleme